Kişisel Markanı Yarat!
05/02/2010 14:58:58
Günümüz pazarlama dünyasında 1980’lerden beri markaların rekabeti yaşanmakta. Ürün ve hizmette birçok marka görseller ve iletişim stratejileri başta olmak üzere pazarlama karmasının her alanında yarışmaktadır. Fakat artık marka rekabeti sadece ürün ve hizmetle sınırlı kalmamakta, firmalar, sosyal kurumlar, ülkeler ve hatta bireyler de kendi tanıtımlarına, farkındalıklarına ve imajlarina daha çok zaman ayırarak güçlü bir marka olmaya çalışmaktadırlar.
Kişisel markalaşma, hedeflediğiniz kitlede yaratacağınız algıyı biçimlendirerek geniş kitlelerde tanınma ve hakkınızda olumlu bir imaj yaratma olarak tanımlanabilir. Yetenekli, zeki ve çalışkan olduğunu düşündüğümüz birçok kişinin bugün istedikleri noktaya gelemediğini görmekteyiz. Bunun sebeplerinden biri, bu kişilerin kendilerini iyi bir ürün olmalarına rağmen iyi bir marka olarak yönetememeleridir.
Günümüzde stratejik düşünmek, plan yapmak ve hareket etmek çok önemlidir. Kendimiz için belirlediğimiz hedeflere ulaşırken kişisel bir marka stratejimizin olması şarttır.
Peki iyi bir kişisel marka stratejisi nasıl yaratılır? Öncelikle, hedef kitlemizi belirlememiz gerekmektedir ve tabi ki rakiplerimizi. Rakiplerimiz kimlerdir, rakiplerimizin güçlü ve zayıf yanları nelerdir, bunları iyi analiz etmeliyiz. Daha sonra aynayı kendimize çevirerek, rekabet ettiğimiz alanda güçlü yönlerimizi, farklılaştığımız tarafları ve rekabete karşı zayıf olduğumuz alanları ortaya çıkararak kişisel marka olmanın ilk adımını atabiliriz. Bu zor bir süreçtir; çünkü aynaya çok iyi bakmamız gerekmektedir. Aslında bakan değil de gören gözlere ihtiyacımız var diyebiliriz. Bu süreçte amaç güçlü ve farklı olduğumuz yanları hedef kitlemize iletmemiz, kendimizi tanıtırken bu yönlerimize ağırlık vermemiz, onların gözünde bu yönlerimizle hatırlanmamızı sağlamaktır. Diğer bir yandan da rekabetin güçlü olduğu alanlarda kendimizi geliştirerek rekabetin avantajını ortadan kaldırmaya çalışmaktır. Güçlü ve farklı yanlarımızı ortaya koyarken birçok faktör bir araya gelecek ve hedef kitleye kendimizi doğru tanıtmamıza yardımcı olacaktır. Bunlardan bazılarını özgeçmişimiz, sahip olduğumuz kariyer, başarılarımız, ödüllerimiz, hayat tarzımız, ilgi alanlarımız, giyim tarzımız, vücut dilimiz, ailemiz, arkadaşlarımız, üyesi olduğumuz dernekler, genel çevremiz ve medya ilişkilerimiz olarak sıralayabiliriz.
Peki bir voleybolcu kendi markasını nasıl yaratır ve yönetir? Öncellikle hedef kitlesi kimdir? Aslında hedef kitle yerli ve uluslar arası platformdaki voleybol severler, hayranlar, yerli ve yabancı menajerler, takım yöneticileri, teknik idareciler, sponsorlar ve medya; bunların hepsidir. Bir voleybolcu tek bir hedef kitle ile karşı karşıya değildir. Karşısında farklı farklı kitleler vardır ama tüm bu farklı hedef kitlelerin gözünde aynı markayı-kendisini- uygun şekilde konumlandırmak ve yönetmek zorundadır.
Takım sporu olmasına rağmen her takımda yıldızlar ve görev adamları bulunmaktadır ama oynadığı pozisyon gereği pasör, smaçör veya bir libero yıldızlaşabilir ve markalaşabilir. Yıldızlaştığı anda bilinen ve tanınan kişisel marka olmuştur. Fakat iş burada bitmemektedir. Kişisel marka olabilmek için sürekli dinamik olmak, yenilenmek, odaklanmak ve çalışmak gerekmektedir. Voleybolcu öncellikle kendisini iyi tanımakla işe başlamalıdır ve rakiplerini belirlemelidir. Profil ve sporcu geçmişini, güçlü yönlerini, değerlerini, hedeflerini, kişiliğini, hobilerini, yaşam tarzını rekabetten ayrıştırmalı, en doğru ve anlaşılır şekilde ifade etmeli, hedef kitlelerine iletmelidir.
Kişisel markalaşma kendinizden bir değer yaratma sürecidir. Bu değer sayesinde voleybol piyasasında yer edinilebilir ve süreklilik sağlanabilir. Hiçbir voleybolcu, “ben pazarlamadan anlamam” dememeli. Çünkü hayat bir alışveriş, bir pazarlama sürecidir. Kendiniz olmaktan vazgeçmeden, günümüzün rekabetçi dünyasında kendinizi ve kariyerinizi bir marka yönetir gibi yönetmeyi öğrenmeniz gerekmektedir. Aslında modern iletişim dünyasında marka yönetmek birçok anlamda kolaylaşmıştır. Örneğin; yıldız bir voleybolcunun veya teknik adamın, kendini örnek alan sporculara veya hayranlarına özel yaratacağı bir kişisel web sitesi ve sosyal paylaşım sitelerinde yer alması tanıtımı için çok faydalı olabilir. Bu konuyu da önümüzdeki aya bırakarak hepinize keyif dolu maçlar ve seyirler diliyorum.
Soner Erdoğmuş soner@trium.com.tr
|